2000 – 2020 En Akılda Kalıcı 10 Reklam Filmi

Share
  • 22 Ocak 2022

Bu yazımızda sizlerle 2000-2020 yılları arasında çıkmış en akılda kalıcı 10 videoyu hatırlayacağız ve bir iki cümle ile bu reklam filmlerinin neden akılda kaldıklarını analiz edeceğiz.

Reklamlara geçmeden önce reklamcılığın çok karmaşık bir iş olduğunu ve aslında sosyoloji ye psikolojiyi bilmek gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Çünkü bir reklam filmi hazırlanırken önce hedef kitle belirlenir ardından bu hedef kitleyi etkileyebilecek imgeler belirlenir ve bilinç altına yerleştirilebilecek simge oluşturulur.


10. Eti Yami

Yıl 2006 ve o yıllarda ürünlerin oyunlarını çıkarmak popüler. Eti bu furyaya katılıyor ve Eti Yami: Mekanik İstila adlı oyunu piyasaya sürüyor. Bu reklamda ise hem oyunun hem de çikolatanın reklamı söz konusu. Hem bu özelliği ile hem de reklamın tamamının oyun grafikleriyle oluşması o yıllar için cezbedici ve akılda kalıcı bir özellik.


9. ÇokoKrem

Bu reklam yalın ve vurucu reklam türlerine örnek gösterilebilecek seviyede. Slogan oldukça vurucu “En tatlı sabahlar Çokokrem ile başlar.” Ayrıca yakın plandan çekilen Bol fındık ve çikolata görüntüsü tamamen bilinç altına odaklı bir mesaj niteliği taşıyor.


8. Kekstra

Aslında hepimiz öğrencilik hayatında bir zorba ile mutlaka karşılaşmışızdır. İşte bu doğru tespit reklamı kurtaran nokta. Reklamın sonunda sınıfın en zekisi olarak lanse edilen kızın dil çıkararak itici tavırları ve bizim Gürbüz’e üzülmemiz bizi ters köşe yapan nokta. Reklam o kadar başarılı oldu ki internette bu reklama benzer bir çok Vine ve Tiktok videoları çekildi. Firmada yıllar sonra bu reklamın güncel versiyonunu çekti.


7. Regal

Bu reklam oldukça akılda kalıcı ve Regal’in adını duyursa da uzun vade de Regal’in ucuz ürün olarak algılanmasına sebep oldu. Ayrıca reklamda yer olan şiddet öğesi insanlara antipatik geldi. Özellikle aynı reklam serisinin 2. sinde bu sefer tokat yiyenin kadın olması tepki ile karşılandı. Regal tepkiler sonrası sonraki yayınlanan reklam filmlerinde aynı senaryoyu tokat yerine masaj yapma ile değiştirerek tekrar kullandı.


6. Fındık

2012 yılında Fındık Tanıtım Grubu fındığın tanıtımı için bir dizi reklam filmi hazırlattı. Bu reklamlarda akılda kalan sözler ise “aganigi naganigi” oldu. Aganigi aslında argoda cinsel aktivite anlamına gelir. Burada tamamen basitçe bir yöntem kullanılmış. Cinsel sorunlar üzerinden insanların dikkati çekilmeye çalışılmış.


5. Ziraat Bankası

Ölmüş bir insanın her ne sebeple olursa olsun ticari bir markanın reklamında dijital olarak oynatılması ciddi etik tartışmalara sebeptir. Fakat bu noktada Ziraat Bankası’nın bir devlet bankası olması, Kemal Sunal’ın halka mal olmuş bir isim olması ve son olarak bu rahmetlerinin mirasına saygısızlık edecek bir unsur olmadığı için fazla tartışılmadı. Bu reklam filmi Deepfake’in yapabileceklerini gösteren Türkiye’de ki ilk reklam olması adına çok değerli. Ayrıca bu reklam filmini izlerken gözlerimin dolduğunu da belirtmek isterim.


4. Snickers

Bu reklam komedi unsurları ve as karakterin duygu durumuna göre kendisini hissettiği karakterle görmemiz gibi unsurları bakımından ve senaryoya oldukça uygun “Açken sen sen değilsin” sözü ile hafımızda yer etti.


3. Doritos: AlaTurka

Cem yılmazın akılda kalan pek çok reklamı var. Hepsini listeye eklemek yerine içlerinden bir tanesini seçmek istedim.
Doritos’un bu reklamını izlediyseniz bu reklamla ilgili hafımıza kazınan en can alıcı kısmı “Eğitim şart” dediği kısım olduğu konusunda bana hak verirsiniz. Reklamın tamamına baktığımızda vurucu kısım esasında “doktor bu ne” olması gerekirken senaryoya öylesine eklenmiş 2 kelime nasıl bu reklamı unutulmaz yaptı.
Bu noktada Sosyoloji giriyor. Aslında Cem yılmaz bilerek ve ya bilmeyerek reklama bir sosyal mesaj yerleştirmiş. Türkiye’nin o yıllarda da günümüzde de kanayan yarası eğitim.


2. Fırat Boru

“Döşeyelim abi” sözcüğü kaba tabirle cinsel çağrışım uyandırıyor. Boru zaten imgesel anlamda pek çok kişide farklı çağrışımlar oluşturuyor. Anlaşılan “Eee bunu neden bir reklamda malzeme olarak kullanmayalım ki” demiş reklam ajansı.


1. Peugeot 206

Bu reklamda işitsel olarak başarılı bir iş çıkarılmış. Şarkının ritmine görsel ögelerde başarılı bir şekilde uyum sağlıyor. Aynı zamanda bir arabanın kaportası ile oynanarak başka model bir arabaya benzetilmesi insanların “acaba olabilir mi?” diye düşünmesine de sebep oluyor. Tabi bu durum reklamın hafızamızda pekişmesiyle sonuçlanıyor.


Yazının sonuna gelirken size söylemek istediğim bir söz var.
“Reklamlar yayınlandıkları dönemin toplum psikolojisini yansıtır.”
90’larda müzikal tarzı,2000-2010 arası neşeli,2010-2020 arası ise daha kurumsal ve samimiyetsiz reklamları görmemizin sebebi de budur.