Merhabalar bu yazımda sizlere çoğumuz için vazgeçilmez haline gelen sosyal medyadan bahsedeceğim. Sosyal medya platformlarını enfes şekilde kullanmayı biliyoruz. Ama sosyal medya siteleri hakkında bilmediğimiz ya da göremediğimiz bazı gerçekler var. Bunları farklı bir pencereden size göstermek istedim. Nedir bunlar? Sosyal medyanın getirilerinin yanında sosyal medyayı meslek haline getirmiş profesyonel troller ve sosyal medyanın milletlerin kültürlerinde yaşattığı yıkımlar. Bu cümleyi özenle seçtim çünkü birazdan anlatacaklarımı dinlediğinizde gerçekten ülke kültürlerinde bir yıkım yarattığını anlayacaksınız. Ne yazık ki fotoğraflarımızı, fikirlerimizi, gündelik hayatımızı paylaştığımız bu platformlar enfes bir özgürlük alanı olduğu kadar bizim için riskli bir alan. Yani çokta masum değil.

90’ların sonları Amerika’da Alan adı patlaması yaşadı. Herkes alan adı alıyordu ortada birçok internet sitesi vardı. Ama bu web siteler genel manada bir amaca hizmet eden siteler sayılmazdı. 2000’li yılların başında şirketleşen bu sektör çöküşe başladı. Balon patlamış hisseler düşüyordu. Birçok site battı. Geriye sadece işlevsel olanlar ayakta kalabildi.  Bunlardan en önemlileri stream servisleri.

Fakat bu noktaya kadar her şey tek yönlüydü. Yani bilgisayar başındakiler eposta dışında sadece alıcıydı. İşte bu durumu değiştiren sosyal ağlar oldu.İlk çıktıklarında amaçları genel manada yeni arkadaşlıklardı. Zamanla sosyal medyalar farklı bir amaca hizmet etmeye başladı. Bazı kesimler için o mecra insanların fikirlerini özgürce herkese anlatabildiği bir alan halini aldı. Herkes özgürce çok düşünmeye ya da yadırganma kaygısına düşmeden fikirlerini duyurabiliyordu. Bu insanlar için muazzam birşeydi. Artık içine atmak yerine kimliğini açıklamadan fikirlerini haykırabiliyorlardı. Tabi bu haliyle demir yumruk yönetimler için faciaydı. İnsanlar toplu olarak tepkilerini haykırabiliyorlardı. Bunun için bir alanda toplanmalarına bile gerek yoktu. Artık kendinizi yaksanız yanına bile yaklaşamayacağınız kişiler hakkında sıradan bir insan gibi bahsederek eleştirmek hatta ona hakaret etmek mümkündü.

Bu bir yere kadar güzel bir şekilde devam etti. Tabi her zamanki gibi insanoğlu yine limitsiz özgürlükte kendi sınırlarını çizmeyi bıraktı ve başkalarının özgürlük alanlarını işgal etmeye başladı. Herkesin eşit olduğu fikirlerini özgürce dışa vurduğu masumane ortam kirlenmeye başladı. Amacı fikrini özgürce açıklama değil fikirlerini insanlara dikte etmek, zorla, hatta hakaret ederek kabul ettirmek, karşı fikirleri sindirmek olan insanlar bu ortamda yerlerini almaya başladı. Bir noktaya kadar insanlar bu tarz hesapları ayrıştırmayı bildi. Görmezden geldi. Sosyal medya sitelerinin yöneticileri bu tarz kişilerden sitelerini arındırmaya çalıştı. Ama gerçekte bu imkansızdı. İnsanların fikirlerini, niyetlerini okuyamazsınız. Milyonlarca paylaşımı filtreleyemezsiniz. Dahası bunu yapmak isteseniz bile hangi kritere göre yapacaksınız? Tabi ki bu filtreleme belli temel kavramlarla sınırlı kaldı.  Ama kuyuya düşmeden etrafından dolananlar için bu sorun değildi.

Bu platformları siyasilerin ve para odaklı şirketlerin kendi algılarını oluşturmak için bir meydan olduğunu düşünmeleri sosyal medya için dönülmez bir çöküşe yol açmıştı. Artık sosyal medya özgür ve masum değildi.

Siyasiler ve gözünü para hırsı bürümüş şirketler yeri geldiğinde yalan paylaşımlar yaparak insanları kandırmaya çalışıyordu. Ama bu bir noktaya kadar işe yaradı. Yalancı oldukları ispatlanınca tepkiler gerçek hayatta olmadığı kadar yüzlerine vuruldu.

Tamda bu noktada profesyonel troll hesaplar sektöre giriş yaptı. Onlar siyasiler ve şirketler için yalan bilgiyi yayacaklardı. Sonuçta yalan ortaya çıktığında onları kimse tanımıyordu ve en kötü ihtimal o hesabı silip yenisini açarlardı. Yeni bir hesap 0 tertemiz yeni bir kimlikti çünkü. İlk başta bunu bilgisayarlarla oto mesaj olarak yapmak istediler. Ama yapay zekanın geliştirilme maliyeti ve robot olduğunun paylaşımlardaki benzerlik ya da anormallikten belli olmasından dolayı vazgeçildi. Bu işi maaşlı insanlar yapacaktı.
Buraya kadar bu gelişimi hikaye gibi anlattım biliyorum. O yüzden devam etmeden önce bir roman ya da öykü anlatmadığımı gerçekleri benim gözlemlerimle sunduğumu belirtmek istiyorum.

Bu sürecin devamında buradaki olanakları gören insanlar bu mecralardan gelir elde etmeyi kolay buldu. Kısa sürede sayıları ordu denebilecek kadar arttı.

Burada bahsettiğim olaylar dünyanın tüm ülkelerinde gerçekleşti. İşte bu ordular her bir bireyin açtığı onlarca hesapla devasa kitleler halini aldı. Yapay ve gerçeği yansıtmayan kitleler. Bu kitlelerin amacı bir kar tanesini yuvarlamaktı. Binlerce hesaptan atılan benzer içeriğin etkisinde kalan gerçek insanları harekete geçirerek bir çığ yaratmak.

Bir önceki yazımızda Facebook’tan bahsetmiştik.

Cambridge Analytica’ya binlerce hesap hakkında bilgi verdi. Bunlar öylesine veri değildi. Bu veriler yapay zekalar tarafından analiz edildiğinde belli bölgelerdeki insanların nelere tepki verdiğini, hangi konularda hassasiyet gösterdiklerini anlıyorlardı. Yani toplumların sinir uçlarını tespit etmişlerdi.

Bu iş bununla sınırlı kalmadı. Bu tarz verileri bu troll hesaplarda kullandı. Sinir uçlarını bildiği toplumları harekete geçirmek onları öfkelendirmek ya da belli konularda ikna etmek için bildikleri bu hassasiyetleri konusunda toplu paylaşımlarda bulunmaya başladılar.

Bu gün Bütün sosyal medya platformlarında bu tarz troll hesaplar var. Profillerini incelediğimizde belli bir odak noktasında paylaşımlarda bulunduklarını görebilir ve böylelikle hesabın gerçek mi troll hesap mı olduğunu ayırt etmeniz kolay. Ama kim her paylaşımı gerçek mi değil mi anlamak için paylaşımı yapanın profiline tepeden tırnağa bakar ki. İşte onları da bu kadar rahat hareket etmeleri konusunda cesaretlendiren bu.

Unutmamalıyız ki bu meslek hem hukuki olarak hem de etik olarak illegal.

Sonuç olarak siz siz olun Vahşi bir ormana dönüşen dünyada hayatta kalmak için temkinli olmanız gerektiğini unutmayın. Yoksa bir anda farkında olmadan bambaşka bir insana dönüşürsünüz. Ya da belki şirin bir papağana.
Saygılarımla.