Merhabalar.
Sizlere bir önceki yazımda algı yönetiminin reklam yapımında etkin kullanımından bahsetmiştim. Bu yazımda ise sizlere filmlerde reklam yerleştirme ve bu reklamların etkisinden bahsedeceğim. Filmlerde reklam çok sık rastladığımız bir olgu, ayrıca normal reklam kampanyalarından daha etkili olduğu da bir gerçek. Özellikle başarılı bir film içerisindeki reklam izleyiciyi en az film kadar etkiler ve en az film kadar bilinç altına işlenir. Biliyorsunuz bir önceki yazımızda

sesin ve kokunun bilinç altına yollanan mesajı kuvvetlendirdiğinden bahsetmiştik. Filmlerde ise daha çok duygular ile bilinç altına nüfuz edilir. Peki sistem nasıl işliyor. Bunu basitçe ve örnekleyerek anlatmak istiyorum. “Transformers (2007)” Filmi.

Ana karakterimiz silik diye tanımlayacağımız bir ergen ve hayatı eski püskü bir “Chevrolet Camaro” alması ile değişiyor. Filmin ilerleyen sahnelerinde karakterimiz gıcır gıcır bir araba ve güzeller güzeli ve seksi sevgilisiyle görüyoruz. Ee ne var bunda? Beyin olağanüstü bir sistem. Siz bir şeyi izlerken o arkaplanda durmadan yapboz birleştirir. Aldığı anlık bilgi bombardımanı karşısında denklemler oluşturur.
Camaro = Karizma Etkisi = Güzel kız arkadaş = Mutluluk

Camaro’n varsa karizmatik ve daha cesursun. Daha karizmatik ve cesursan daha güzel ve seksi kız arkadaşın olur. Filmin bilinç altınıza işlediği mesaj doğrudan bu.

Güzel, değil mi?

Gelelim “Yeni Hayat/ Cast Away (2000)” filmine burada başroldeki karakterimiz bir Fedex çalışanı. Film ilmek ilmek Fedex’te çalışanların kargoculuktan yöneticiliğe kadar yükseldiğini ve kar çamur demeden insan üstü çalışıp müşterilerine en iyi hizmeti sunduğu mesajını veriyor. Siz bu sahneleri izlerken beyniniz oluşturduğu denklemlerle bu mesajı alıp hafızaya işliyor.

Fedex = Çalışma odaklı fedakar işçiler = En hızlı ve en iyi hizmet

Bu yeterli mi değil. Reklamın beyninize tam işlenebilmesi için ise sizin o ana karakterle empati kurmanız onun hissettiklerini hissedip onunla bütünleşmeniz gerekiyor. Ee orası da filmin senaristinin, yönetmeninin, oyuncularının ve diğer ekibin başarısına kalmış. Yani kısacası koskoca film boyunca bütünleşip empati kurduğunuz karakter beyninizde yer ediyor ve onun kullandıklarını kullanmak onun içtiklerini içmek, onun yediklerini yemek istiyorsunuz. Sonrasında bambaşka hayata sahip olan o karakterin izinden gidip o bambaşka hayata sahip olabilmek için belki de.

Bunların hep kapitalizmin oyunları heee.
Saygılarımla…


Videoda yazıda anlatılan filmlere ait sahneler ve başka filmlerden alınmış reklam içerikli bölümler yer alıyor.